13 Haziran 2018 Çarşamba

Merhaba keçe dostları,

Bugün uzun zaman önce tamamladığım, ama paylaşmaya fırsatımın olmadığı bir işle burdayım. Karşınızdaaa ..



Tepetaklak çantaamm :D Nasıl düzelteceğimi bulamadım bu da iş görür sanki.

Bir işe başladığımda-keçe işlerini kastediyorum-zihnimde elbette yapacağım işe ait görüntü oluyo, ancak devam ettikçe bir bakıyorum bambaşka yerdeyim. Bu çanta da böyle bir yolculuğun sonunda ortaya çıktı. Burda yeni olan şey, yünleri tek renk olarak kullanmadan, başlamadan önce kuruyken renkleri karıştırmam oldu. Aslında bunun için özel ekipman kullanıyorlar izlediğim videolarda. Türkiye'de nereden temin edeceğimi araştıracak vaktim olmadı çünkü çantayı bir an önce zihnimden çıkarmam gerekiyodu :D Bulduğum çözüm evdeki eski bir saç fırçamı feda etmek oldu. Karıştırmak istediğim iki renkten birer tutam alarak ve hep aynı yönde fırçalayarak tatlı renk geçişleri elde ettim.



Sonrası daha önceki paylaşımlardaki gibi.





Bu fotoğrafta renkler daha belirgin. (ve renk geçişleri)

Bu noktaya kadar hiç sıcak su kullanmadan (sadece soğuk su ve sabun) keçeleşmeyi başlatmış  oldum. 

Kapağının dış yüzüne ipek şaldan kestiğim parçayı ekleyerek, yine soğuk su ve sabun kullanarak ipeği keçeye yedirdim. Fotoğrafta görünen turuncu ipeği sonradan çıkarttım.


Önce sadece elimle fazla bastırmadan nazikçe, beş on dakika sonra daha çok bastırarak ve ahşap masaj aletini kullanarak kumaşı tamamen keçeyle birleştirdim. 


Kapağı tutturacağım parçayı büyükçe bir düğmeyi aynı renklerdeki keçe yünüyle kaplayarak yaptım ve kuruduktan sonra kapağa diktim.


Çantanın kapağını tutturmak için yine ıslak keçeden sapını yaptığım gibi ince bir ip yaptım, uçlarını keçeleştirmedim. Keçe iğneleriyle de çantaya monte ettim. (Bu arada sapını da aynı şekilde iğneleme tekniğiyle birleştirdim)


Sonuç olarak böyle renkli ve tarz bir çantam oldu :)

Umarım faydalı olmuştur,

Sevgiler



22 Şubat 2018 Perşembe

Merhaba, bugün ıslak keçeleme tekniğinin bir sırrını paylaşmak istedim. Keçe işlerine meraklıysanız nunofelting tekniği ile (ıslak keçeleme diye çeviriyorum) yapılmış kıyafetlere denk gelmişsinizdir. Harika bluzlar, elbiseler, eldivenler ve hatta botlar bile bu teknikle yapılabiliyor. Birkaç video izleyerek ve birkaç azimli denemeden sonra işin inceliklerini deneyimleyerek öğrenebilirsiniz. Ancak tam da bu noktada karşınıza bir sorun çıkacaktır. Keçe sıcak suda çeker. Siz üstünüze uygun bir kalıp çıkarırsınız, uzun ve zahmetli bir süreçten sonra bir bluz yaparsınız. Ama o da ne! Bluzunuz ancak oyuncak bebeğe uyacak boyutta olmuştur! Neyse ki bu sorunun da çözümünü bulmuşlar. Bizim geleneksel el emeğimiz olmasına rağmen maalesef detaylarını yurtdışından öğrenebiliyoruz. Fazla uzatmadan çözüme geçiyorum. Çıkardığınız kalıbı %30-40 oranında büyütmek. Youtube'da çok güzel bir videoya denk geldim. Sadece izleyerek bile durumu çok net anlayabilirsiniz. İşte adresi:

                           https:www.youtube.com/watch?v=yzFH7NInadQ

Özetle; duruşunu sevdiğiniz bir bluzu alıp kalıbını çıkarın. Boydan ikiye bölecek şekilde uzun bir çizgi çekip, koltuk altlarının bu çizgiyle birleştiği noktayı işaretleyin. Bu orta hattı belirli noktalarla birleştiren çizgiler çekin. Bu çizgiler üstünde gerçek uzunluğunu 1,3 ile çarparak bulduğunuz değeri işaretleyeceksiniz. Misal Kol evinin üst kısmıyla orta nokta arası 30 cm ise; 30x1,3= 39 cm yeni uzunluğumuz. Orta nokta ile kol evini birleştiren çizgiyi uzatarak 39. cm'i işaretliyoruz. Bu işlemi ne kadar çok noktadan tekrar ederseniz, kalıbınız gerçeğine o kadar uygun çıkar. Bluzun eteklerinin uzun olmasını istiyorsanız büyütme oranını %40 yapın. Yani 1,4 ile çarpın uzunluğu.


Kalıbınız doğru olduktan sonra, aynı kalıbı ister yelek yaparken, isterseniz bluz yaparken kullanabilirsiniz. Bu kalıbı kullanarak yaptıklarım ise daha sonraki paylaşımlarda, umarım ilgilenenler için yardımcı olur.

Sevgiyle kalın,


9 Şubat 2018 Cuma

Gelin Şalı (Bridal Shawl)

Bahardan çalınan bir Şubat gününden herkese merhaba :) Bu sene kış kendini çok göstermedi ama keçe işlerine yine de devam. Üretmek gibisi var mı?

Bugünkü paylaşım canım kardeşim için yaptığım gelin şalıyla ilgili. Kış gelini olmak yeterince zordu, en azından bu şalla birini azaltmış oldum: Soğuğu.

Şal için çalışmaya minik bir örnek yaparak başladım. Birşeyler ters gittiğinde bütün emeğimin boşa gitmesini göze alamadım. Yapanlar veya izleyenler bilirler oldukça zahmetli bir süreç.



                                                    Gelin Şalı Deneme (Bridal Shawl Trial)

Yaklaşık 50 cm uzunluğundaki dantel kumaş üzerine yaptığım deneme. Etek kısmına gipür koyup onun da nasıl durduğunu görmüş oldum. Buradaki püf nokta iki kat gipürün arasına yine çok ince keçe tabakası koymak. Böylece gipürlerin birleşmesini sağladım.

                                             Gelin Şalı Deneme (Bridal Shawl Colour Trial)

Arka yüzüne az miktarda yavruağzı keçe ekledim ve  nasıl durduğunu gördüm. (Bu kardeşin isteğiydi ve gayet makul görünüyordu)



Derken bir gün kumaşçıda fransız gipürü bir kumaş görüp onun daha uygun olduğuna karar vermemle planlar değişti. Dantel kumaş yerine fransız gipürü kumaş kullanarak büyük ölçekli gelin şalını yaptım.



Önce fayansın üstünü kumaştan daha geniş olacak şekilde streç filmle kapladım. Üstüne kumaşı sererek sprey şişesiyle nemlendirdim. Şalın daha akıcı durması için ham keçeyi denemedeki kadar kalın tabaka olarak kullanmadım. Üstteki fotoğraftaki gibi daha seyrek attım. Yavruağzı keçeyi de unutmadım. Bundan sonrası klasik nuno-felting tekniği. Öncelikle soğuk suyla ıslatma, üstüne tül kapatıp sabunla ovma, sabır, ovma, sabır, ovma, çok sıkıldım, biraz daha ov vs. Alttaki fayansların karelerini takip etmek çok yararlı oldu. Bu kadar büyük bir işte karışıklığı önledi. Zaman zaman naylonla kaplıyken üstüne çıkıp ayaklarımla tepindiğim de doğrudur. Keçeler kaynaşmaya başlayınca ( bu yüzde bütün keçeleşme tamamlanmış olsaydı, arka yüzün keçeleri birleşmezdi) arkasını çevirip yer yer keçe serip aynı işlemleri tekrarladım.

En son kaynar suda bekletip tekrar tekrar sabunlu olarak rulo halinde yuvarlama işlemini uyguladım. Attım tuttum, fayansa fırlattım vs. Keçe liflerinin bu şekilde daha iyi kaynaştığı söyleniyor ingilizce videolarda. En en son olarak nemliyken, ütü bezi de kullanarak ütüleme işi. Sanırım bitti :) Artık gelin kızımız soğuk nedir bilmeden evlenebilir ;)



Sevgiyle kalın :)

10 Mart 2017 Cuma


Merhaba, yeni paylaşımlar yoldayken, boşluğu mavi bozuk para çantasının son haliyle doldurmak istedim.



Cüzdanın boyutlarında fermuar bulamadığım için, etek fermuarı alıp, fermuar kapalıyken uygun boyda kestim. Kestiğim yeri dikerek sabitledim, böylece sökülmesini önledim. Daha sonra fermuarı açarak cüzdanın iki kenarına içten teğelledim.  Diğer bütün işlemleri bir önceki paylaşımdaki gibi.

Yelek ve bluz  yapımından bahsedeceğim zamana kadar, hoşkalın, mutlu kalın :)

9 Kasım 2016 Çarşamba

Merhabalar herkese, geçmişten bu yana bütün renkler, renk paletleri ve uyumları hep ilgimi çekmiştir. Bu konuya detaylı olarak farklı bir yazıda değincem, bugün çok sevdiğim iki rengin uyumundan oluşan bir cüzdan yapımıyla burdayım. Tabii ki keçeden :)


Salaş bi' takı dükkanının önünden geçerken gördüğüm bandana tarzı kumaş ve gördüğünüz renkteki keçeyi kullandım. Kumaş sentetik olduğu için oldukça fazla uğraşmam gerekti liflerin içine geçmesi için.






Buraya kadar daha önceki paylaşımlarda anlattığım işlemleri tekrar ettim. Üst kısmını keserek kalıbı çıkardım içinden, para çantasını ters çevirip içinin de iyice keçeleşmesini sağlamak için kah tırtıklı yüzeye sürttüm, kah havluya sarıp rulo yapıp hamur açma hareketini yaptım.

Sonrasında iç kısmının fermuara yakın yerlerine fuşya renkli bir şerit oluşturmak fikri geldi aklıma. Para kesesi yeterince keçeleştiği için ıslak keçe yöntemiyle yeni keçe eklemek çok zor olacaktı. Bu nedenle ben de iğneleme tekniğini kullanmaya karar verdim.


Altlık olarak sünger veya fotoğrafta gördüğünüz fırça kullanılıyor. Uç kısımları tırtıklı çok ince keçe iğneleri keçeleşme işleminin gerçekleşmesini sağlıyor. Bu yüzden (iç taraftan) yapılan iğneleme yönteminin dış taraftan görünüşü ise şöyle :


Bu görüntü ve yumuşak doku da kabul edilebilir ancak onu farklı bir projeye bırakarak dışarıdan da iğnelemeye devam ettim. Burda önemli nokta ise iki katı birbirinden ayırarak iğneleme yapmak. Yoksa iki kat da birbirine kaynaşarak açılmayacak hale gelir.


Hoş bi' desen oluştu dış tarafta.




Ancak şunu belirtmeliyim, kalıbım pek kullanışlı değildi, gördüğünüz üzere deforme olduğundan para çantası da düzgün olmadı.
Kendime not: Daha stabil ama esnek bir kalıp bulmalısın !

Sağlıcakla kalın,

Sevgiler

21 Ekim 2016 Cuma

Merhaba canlar, keçe ile ilgili paylaşımlara biraz ara veriyorum ve geçen sene merak saldığım farklı bir hobi ile karşınızdayım: Minyatür Bahçeler !

Son zamanda oldukça revaçta olan minyatür bahçeleri isteyen herkes kendi evinde oluşturarak dekorasyonunu biraz olsun hareketlendirebilir. Bahçeli bir evde oturuyorsanız ilkbahar-yaz dönemlerinde bahçenizin bir köşesini bu tarz bir evle güzelleştirebilirsiniz.

Ben apartman dairesinde oturduğum için yaklaşık 25 cm çapında bir sepet kullanarak iç mekan için bir çalışma yaptım. Bahçenizi nasıl ve ne ile yapmak istiyorsanız ihtiyacınız olan malzemeler onlar. Ama illaki bir kabınızın (saksı, cam fanus, sepet vb.), kabın içine dolduracak çakıl ve torf toprağınızın, toprağa ekilecek minik bitkilerinizin olması gerekiyor. Bunların haricinde minik masa ve sandalyeler, kilden yapılarak boyanmış diğer bahçe ekipmanlarını da kullanabilirsiniz.



Yukarıda benim dememi görüyosunuz. Kötü haber yapım aşamalarını ayrıntılı olarak çekmemişim. O sebeple görsel olarak değil kelimelerle anlatmaya çalışcam.


Öncelikle sepetin tabanına sızdırmazlığı sağlamak için poşet serdim. Bauhaus gibi yapı marketlerde kalın naylonu dikili olarak satılanları da var. Sonra üzerine torf toprağı serdim. Biraz sıkıştırıp tekrar toprak koymak sonradan gerçekleşecek çökmeleri bir nebze olsun azaltacaktır. Daha önceden aldığım bonzai ağacı kabından çıkararak istediğim bir kenarına diktim. Sonbahar mevsiminde bulması daha kolay olan yosunları bir göl kenarından topladım, bir-iki gece balkonda beklettim ki börtüsü böceği varsa uçsun gitsin. Sonrasında çimen kaplı olmasını istediğim yerlere yerleştirdim yosunları. Dileyenler hazır kuru osun da alabilirler. Vay efendim soldu, öldü derdi de olmaz, her daim yemyeşil dururlar. Ne zaman deniz kenarına gitsem sahilden taş toplarım. Bu taşların bir kısmı ile patika yol yaptım. Gelelim evimize. Evin esas iç malzemesi balsa denilen hafif kolay kesilebilen bir tahta türünden. Bu malzemeyi de Bauhaus'un ahşap çıta satılan bölümünden aldım. Maket bıçağı ile keserek dört duvar ve çatısını silikon tabancası ile birleştirdim. Duvar kaplamalarını söğüt dallarını uzunlamasına ikiye bölüp yapıştırarak yaptım.







Çatı kaplaması için iki farklı malzeme denedim. Birincisini sonbaharda dış kabuğunu döken bir ağaçtan topladığım kabuklarla denedim. Evi fazla kapattığını düşünerek ikinci yolu denedim. İkincisinde ise yumurta kolilerinden kestiğim parçaları kırmızı akrilik boyayla boyayarak gerçek çatıya daha yakın bir görüntü elde ettim. Sonuç gördüğünüz gibi :)





Buraya kadarki kısım gayet iyi devam ediyo da, iş asıl bundan sonra başlıyo. Sonuçta canlı bitkileri kullanarak bir bahçe yaptık, canlı şekilde de tutmak gerek. Benim bahçemin sonu şu şekilde oldu: Bonsai ağacım kurudu, yosunlarım öldü, yerdeki bitkim de bir süre sonra kurudu :(  Bu üzücü tabloyla karşılaşmamak için yer bitkisi olarak arapsaçını kullanın, son derece arsız bir bitki ben bile kurutamadım başka bir işte. Yosun kullanacaksanız kurutumuş hazır yosunları kullanın. Kullandığınız bitkileri ne sıklıkla sulamanız gerektiğini satın alırken öğrenin. Aşağıda internetten bulduğum başka örnekler de var.


                                        Bir başka sepet uygulaması.
Büyük boy fincanı bile minyatür bir bahçeye çevirerek çalışma masanızı şenlendirebilirsiniz. Tekdüze bir bitkidense, daha cazip, ne dersiniz?





Farklı minyatür mobilyaların kullanıldığı bahçeler.

Yapabilecekleriniz, her zamanki gibi, hayal gücünüzle sınırlı! 
Sevgiyle kalın,
Son Yaz

19 Eylül 2016 Pazartesi

Geçmiş Kurban Bayramınız kutlu olsun! Veya bu yazıyı okuduğunuz gününüz :) Uzun bayram tatilinden sonra fotoğraflarını ancak derleyebildiğim bir deneyle burdayım. Her ne kadar hayallerimde bu kış kullanabileceğim bir boyunluk-şal yapmak olsa da, ortaya çıkan şeyle ne yapacağıma karar veremediğim için adını deney koydum. Keçenin boyutunun küçüldüğünü bilmeme rağmen denk gelmedi.
 Son ürünle başlayıp tersten gidiyim.


Elde etmek istediğim ise şöyle bişeydi:


Deneyimin malzeme ve materyalleri, önceki paylaşımlardaki standart malzemeler. İlave olarak ise Nuno-felting deneyi olduğu için bir kaç farklı renkte kumaş, yıllar önce alıp artık kullanmadığım dantelli bir saç bandı. Youtube'da izlediğim videolarda hep ipek şifon, tülbent veya gazlı bez türü kumaşlar kullanmışlar. İpek şifon dediğim kumaşın metresi 90 TL olunca, Bursa Kumaş Pazarcının 25 TL'ye sattığı kumaşın gerçek ipek şifon olduğuna inanmış gibi yaptım. Evde dayanamadım ve bir parçasını yaktım, tabii ki sentetik olduğunu hemen belli etti. Denemekten ne çıkar?



Kalıbımın uzunluğu 1 m, genişliği 45 cm kadar. Kalıp dediğim hep kullandığım tırtıklı raf örtüsü. Önce sınırlarını oluşturdum.
Daha sonra çerçevenin içine belli belirsiz kalınlıkta keçe fiberleri döşedim. Burası şalın iç kısımları olacak. Dışa gelecek katmanı en son yaptığım katman olacak.


İlk döşediğim keçeleri sabitleyip üst katmanlarda daha rahat çalışmak için soğuk su-sabun karışımıyla ıslatıp suyun liflerin arasına doğru nüfuz etmesi için üzerine bir tül serip süngerle bastırıp kaldırdım. Fotoğraftaki su yetmediği için çok daha fazla su ilave ettim sonradan.
(Bu noktada üzerine serdiğim tülün son derece hayat kurtarıcı bir malzeme olduğunu söylemeden geçemicem. Bu yabancılar da her şeyi abartıyo, tülsüz de olur bu iş dediğim noktada bütün keçe lifleri elime yapıştıktan sonra, önemini daha iyi kavradım. )
Üzerine serdiğim tülü kaldırıp sonraki işlemlere devam ettim.

Kumaşların ve keçelerin yerleşimi tamamen spontane. Önceden eskiz çizenler de var ama ben çok sık fikir değiştirdiğim için o an hoşuma giden şekilde yapmak istedim.

Kumaşı ikiye katladım ki uç kısımları dışarıda kalıp ileriki zamanlarda sökülmesin. Sonra da ıslattım ki kumaş söz dinlesin. Burda önemli olan nokta kumaşın kumaşa değdiği her yere keçe lifi koymak. Çok fazla koymanıza gerek yok, iki kat kumaşın kaynaşmasını sağlayacak bir fiske keçe yeterli olacaktır. Yani iki kat kumaşın arasına bir miktar keçe koydum.

Sonra birden fırfır yapmaya karar verdim.  Bunun için fırfır katlarının arasına da keçe yerleştirdim.






Kumaş kıvrımlarının arasına, sökülmesin diye bütün kenarlarına, ve ince gördüğüm diğer yerlere birer fiske keçe koydum. Keçeler kumaşla aynı renk de olabilir, kontrast yaratmak için farklı bir renk de seçebilirsiniz. Tamamen sizin zevkinize kalmış. Ben sonradan az miktar hardal sarısı ekledim bazı yerlerine.


Şimdiye kadar olan kısım üç saatimi aldı. Ufak molalarla beraber tabi. 
Yerleştirme işlemi bittikten sonra avucumun içiyle fazla bastırmadan dairesel hareketlerle keçeleme işlemine başladım. Nuno felting işlemi yaptığım için öncelikli hedefim keçe liflerinin kumaş içine geçmesiydi. Bunun için oda sıcaklığında sabunlu su kullandım. Önceki paylaşımlarda görülen tahta el masaj aletiyle de bir süre devam ettim.  Bu iş için internetteki videolarda kullanılan parke zımpara makinesinden almayı düşünürken  parlak bir fikir geldi aklıma. Evdeki elektrikli masaj aletini kullandım. Hareketse hareket, titreşimse titreşim. Ancak alet dairesel hareketlerle döndüğü için deneyimin şeklini şemalini bozdu. Islak ortamda çalıştığım için de her yere su sıçrattı. Sonuç olarak deneyimin üzerine köpürcüklü paket naylonu kapattım ve onun da üzerine sineklik telini (ıslatırken kullandığım tül) kapattım ki köpürcüklü naylon dairesel hareketten etkilenmesin. Bu malzemeler hırdavatçılarda veya yapı marketlerde mevcut. Sonuç çok da güzel oldu. Masaj aletine rağmen yine bir iki saate yakın keçeledim.

Zaman zaman yaptığım kontrollerde alttaki keçelerin kumaşın içine geçtiğini gördüğümde, sıcak suyla ilgili işlemlere geçtim. Ne ki bu işlemler:) Şöyleki, Bi iki daka kaynar su dolu kapta beklettim, bir kaç dakika soğuk su dolu kapta. iki kere tekrarladıktan sonra sıcakken tekrar masanın üzerine alıp rulo halinde sararak hamur açar gibi beş-on dakika yuvarladım. Tekrar sıcak-soğuk işlemi. Elimin içinde ovuşturdum felan. Attım tezgaha, tuttum bi daha attım. 

Sona yaklaşıyoruz. İyice duruladıktan sonra buharlı ütüyle son bi kez kıvrışan yerlerini açarak ütüledim. 

VEEE karşınızda boyu boynuma uymayan boyunluk :D :D



Bu fotoğraf da ilk ölçü ve son ölçünün anlaşılması için. Boydan 20 cm, enden de 15 cm civarı bir çekme olmuş. Başlangıç boyu 1 m. 

Yapması, anlatmasından daha kolay emin olun:) Youtube'da faydalandığım videoların linklerini sonraki paylaşıma sakladım.

Sevgiyle kalın